Derneğimiz bünyesinde faaliyet gösteren İmam Buhârî Medresesindeki hadis hafızları, her hafta sizler için bir hadis-i şerif okuyor. Arapça ve Türkçe olarak okunan hadis-i şerifleri sosyal medya platformlarımızda paylaşıyoruz.

Video olarak yayınlanan Cuma hadislerini aşağıdaki sosyal medya adreslerimizden takip edebilirsiniz:

Youtube: Alem-i İslam İlim ve Hizmet Derneği

Telegram Kanalımız: Alem-i İslam İlim ve Hizmet Derneği

Hadis Nedir?

Hadis: Peygamber’den (sallallahu aleyhi ve sellem) bize nakledilen tüm söz, davranış ve takrirlerdir.

Davranışın örneği, Hz. Aişe’nin (radıyallahu anha): “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem evine geldiği zaman ilk iş olarak dişlerini misvakla temizlerdi.[1] şeklindeki sözü olabilir. Bu hadis söz itibariyle Hz. Aişe’ye aittir lakin Peygamberin bir fiilinden bahsetmektedir. Bu da Peygamber’in sözü gibi hadis sayılmaktadır. Takrir denilen şey ise, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yanında bir işin yapılması, bir sözün konuşulması ve Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in bunları duyup görmesine rağmen her hangi bir itirazda bulunmamasıdır.

Takririn örneği, Halid b. Velid’in Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e yediği kelerden ikram etmesi ancak Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yememesi rivayetidir.[2] Bu kısmın hadis sayılması Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yanında yapılan yanlış bir işe ya da söylenen yanlış bir söze itiraz etmeme ihtimalinin bulunmamasından dolayıdır. Mesela keler yemek haram olsaydı, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)  oradakilere bunu bildirirdi.

İslam Dininde Hadis-i Şeriflerin Önemi

Kur’an ve sünnet, İslam dininin iki temel bilgi kaynağıdır ve her ne kadar sünnet mertebe olarak ikinci sırada bulunsa da İslam’ın anlaşılması sadedinde iki kaynak da aynı öneme sahiptir. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bu dini insanlara öğretirken Cenab-ı Hak tarafından vahyedilen Kur’an ayetlerini kullandığı gibi yine kendisine vahyedilen ve “hikmet” olarak tabir edilen hadis-i şerifleri de kullanmıştır. Cenab-ı Hak bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Nitekim aranızdan size bir peygamber gönderdik: O size âyetlerimizi okuyor, sizi arıtıp temizliyor, size kitabı ve hikmeti öğretiyor; yine size daha önce bilmediklerinizi öğretiyor.[1] Bu ayet-i kerimede kitaptan hariç olarak zikredilen hikmet hadis-i şeriflerdir.

Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ağzından din namına çıkan her şey ya Allah (celle celalühü) tarafından kendisine vahyedilmiştir ya da Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in vahyedilenlerden çıkardığı neticedir. Ve Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in (haşa!) din namına yanlış bir şey söylemesi ve bunun üzerine Allah (celle celalühü) tarafından uyarılmamış ve o hatanın baki kalmış olma ihtimali yoktur. Yine Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in hususen din işlerinde yanlış konuşmayacağı şu ayet-i kerimeyle de sabittir: “O, nefis arzusu ile konuşmaz. O (bildirdikleri) ancak kendisine vahyedilen vahiydir!”[2]

Hadis Hafızlığı

Tüm bunlara binaen sahabe-i kiramdan itibaren Müslümanlar hadis ilimlerine ehemmiyet göstermiş, tıpkı Kur’an hafızları gibi Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in sözlerini ezberleyen hadis hafızları yetiştirmişlerdir. Bu hafızların başları Ebû Hureyre ve Abdullah b. Amr gibi Ashab-ı Suffe’nin seçkin sahabileridir. Onları takip eden nesillerde de adını tarihe altın harflerle yazdıran İmam Malik, Ahmed b. Hanbel, İmam Buhârî ve İmam Müslim gibi hadis imamları da bu ilmin bize kadar taşımasına vesile olmuşlardır.

Günümüzde de Suudi Arabistan ve Moritanya gibi bazı ülkelerde devam ettirilen hadis hafızlığı müessesi 2019 yılında Türkiye’nin ilk ve tek hadis hafızlığı medresesi olarak kurulan İmam Buhârî Medresesiyle beraber ülkemizde de icra edilmektedir.

Her Cuma Bir Hadis-i Şerif

İmam Buhârî’nin rivayet etmiş olduğu hadis-i şeriflerden seçilen Cuma hadisleri ile her hafta Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in bir sözünü öğrenebilirsiniz. Mümkün mertebe kısa hadis-i şeriflerden seçtiğimiz Cuma hadisleri bazen Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in bir duasından, bazen bir iman hakikatinden bazense ahirete, cennet ve cehenneme taalluk eden konuları beyan ediyor.

[1] Müslim, Taharet 43, 44

[2] el-Lü’lüü ve’l-Mercân, 1273

[3] Bakara, 151

[4] Necm, 3-4

Nereden Takip Edebiliriz?

Bir yanıt yazın