Osmanlı’nın temellerinin atıldığı, beyliğin ilk başkentine, Ertuğrul Gazi’nin kabri şerifinin bulunduğu Söğüt’e emr-i bi’l-maruf seferi düzenledik.
Osmanlı’nın temellerinin atıldığı, beyliğin ilk başkentine, Ertuğrul Gazi’nin kabri şerifinin bulunduğu Söğüt’e emr-i bi’l-maruf seferi düzenledik.
10 küsur hocaefendinin katıldığı seferimizde Söğüt’teki esnaf kardeşlerimizi kapı kapı ziyaret ettik; tarihi ve mübarek mekanları ziyaret ettik.
Maruf seferimizin ilk durağı Osman Gazi’nin şeyhi ve Osmanlı Devleti’nin fikri kurucularından olan Şeyh Edebâlî hazretlerinin kabri oldu. Şeyh Edebâlî Karaman’da doğmuş ve ilk tahsilini Karaman’da yapmıştır. Daha sonra İslami ilimler tahsil etmek için Şam’a giden Edebâlî, memleketine döndüğünde halkı irşada başlamıştır.
Vefâiyye tarikatına mensup olan Şeyh Edebâlî Osman Gazi’nin şeyhi ve kayınpederidir. Osman Gazi’nin gördüğü bir rüya üzerine ona imparatorluğu müjdelemiş ve kızı Mal Hatun’u Osman Gazi ile nikahlamıştır. Şeyh Edebâlî batıni ilimlerde olduğu kadar zahiri ilimlerde de mahir bir alimdir ve Osmanlı Devleti’nin ilk kadısı ve müftüsüdür. Osmanlı’nın ikinci kadısı olan Dursun Fakih, Şeyh Edebâlî hazretlerinin talebesi ve damadıdır.
Uzun bir ömür süren Edebâlî hazretleri 1326 yılında hakkın rahmetine kavuşmuş ve Bilecik’te bulunan kabrine defnedilmiştir.
Söğüt maruf seferimizin ikinci durağı, Osman Gazi adına ilk hutbeyi okuyan devletin ilk kâdîsi Dursun Fakih’in kabri oldu. Şeyh Edebâlî’nin damadı ve Osman Gâzi’nin bacanağı olan Dursun Fakih, Edebâli’den tefsir, hadis ve fıkıh okudu; ona mürid oldu ve seyr-i sülûkünü onun yanında tamamladı.
Dursun Fakih, Osman Gazi ile birlikte savaşlara katılır, gazilere imamlık ederdi. Karacahisar’ın fethinden sonra Osman Gazi tarafından şehrin kadılığına ve kiliseden çevrilen caminin imamlığına getirildi. Burada onun adına ilk cuma hutbesini okudu. Bu hutbe, Osmanlı’nın devlet olduğunun alameti sayılmıştır.
Şeyh Edebâlî’nin vefatından sonra devletin müftüsü olarak hizmete devam eden Dursun Fakih’in kabri Söğüt yakınlarında Küre köyünde bir tepede bulunmaktadır.
Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in babası olan Ertuğrul Gâzi, Oğuz boylarından Kayı boyunun beyidir. Ertuğrul Gazi, kayı boyunun beyi olduktan sonra Moğol baskısından kurtulmak için beyliğiyle batıya göç etmiştir. Selçuklu sultanlarından I. Alâeddin Keykubad, katında itibarlı bir kişi olan Ertuğrul Gâzi’ye Söğüt ve çevresini yurt olarak verdi.
Beyliğiyle birlikte Söğüt’e yerleşen Ertuğrul Gâzi hem siyasi hem de askeri başarılarıyla kısa zamanda Türk beylerini etrafına toplandı ve Söğüt’e tam manasıyla hakim oldu. Ömrü Moğol belasıyla mücadele ve bir uç beyi olarak Bizans’a yaptığı akınlarla geçen Ertuğrul Gâzi 1281 yılında Söğüt’te vefat etti.

Söğüt ve Bilecik’te bulunan tarihi mekanları ziyaret ettikten sonra Söğüt’teki Müslüman kardeşlerimizi kapı kapı ziyaret etmeye başladık.
Hiçbir ayrım yapmaksızın esnafı, parklarda vakit geçiren kardeşlerimizi, dernek lokallerini, kıraathaneleri ve tekel bayilerini ziyaret ettik. İslam’a dair kısa hasbihallerde bulunduk.
Vakit namazlarının akabinde cami cemaatiyle sohbet ettik ve dualarını alarak İkindi namazından sonra Söğüt’ten ayrıldık.

Mısırlı Yusuf’tan aldığımız ilhamla, Medine-i Münevvere’de yapılan istişarelerle fikri temelleri atılan Âlem-i İslam Derneği, dünyadaki tüm Müslümanların doğru dini bilgiye rahatça ulaşabilmelerini sağlamak gayesiyle 2018 yılında İstanbul’da kurulmuştur.
© 2018 - 2021 | Tüm hakları saklıdır. | Alemi İslam İlim ve Hizmet Derneği
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.